• https://www.facebook.com/Osmanokul
  • https://www.twitter.com/osmanokul42

TEKERLEMELER

 

 

Şemsi paşa pasajında kırk kulpu kirik tunç tas has hoş kayısı hoşafı

Biz onlara ders verelim derken onlarda bize ders vermişler,şimdi gidip onlara bir ders daha verelim de biz onlara ders verirken gelip bize ders vermek neymiş görsünler.

Yaprağın üstünde bir tırtıl, yaprağı yiyor kıtır kıtır, yaprağı yeme pis hain tırtıl.

Bir tarlaya kemeken ekmişler.Iki kürkü yirtik kel kör kirpi dadanmış.Biri kürkü yirtik erkek kel kör kirpi digeri kürkü yirtik dişi kel kör kirpi. Kürkü yirtik erkek kel kör kirpinin kürkünü kürkü yirtik dişi kel kör kirpinin kürküne;kürkü yirtik dişi kel kör kirpinin kürkünüde kürkü yirtik erkek kel kör kirpinin kürküne eklemişler.

Acaba sarimsaklasak da mi saklasak samaniSarimsaklamasak da mi gelir zamani
Sarimsaklamasak da gelirse zamaniNiye sarimsaklayalim o zaman samani.

Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş.
Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemiş.

Al bu takatukalari takatukaciya takatukalattirmaya götür, eger takatukalari takatukaci takatukalatmazsa takatukalari taktukaciya takatukalattirmadan getir.

Aliş'le Memiş mahkemeye gitmiş, mahkemede mahkemeleşmişler mi mahkemeleşmemişler mi?

Be birader buraya bak, başi bereli burma biyikli basti bacak bayan berberiyle bizim Bedri bey birlikte bir pirinci birinci buluşta birbirine dizip Bursa pazarina indi.

Bir berber bir berbere "Bre berber, gel birader, biz beraber Berberistan'da bir berber dükkani açalim." demiş.

Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine baglayip, Perlepe berberi bastibacak Bedri ile beraber Balikesir pazarina parasiz giden bu paytak budala, babasi topal Badi'den biberli bir papara yedi.

Bu çorbayi nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?

Bu ekşi eski ekşi.

Bu mumcunun mumu umumumuzun mumudur.

Bu pikap, şu pikap, o pikap.

Cüce çinici Celali Hoca gizlice marpuççular içindeki züccaciyecilere gidip içi Çince yazili cicili bicili cam çubuklari cepcegizine indirmiş.

Çatalca'da başi çibanli topal çoban, çatal sapan yapar satar.

Degirmene girdi köpek, degirmenci vurdu kötek; hem kötek yedi köpek, hem kepek yedi köpek.

Dört deryanin deresini dört dergahin derbendine devrederlerse, dört deryadan dört dert, dört dergahtan dört dev çikar.

El alem ala dana aldi aladanalandi da biz bir ala dana alip aladanalanamadik.

Eller bazlamalandi da, biz bazlamalanamadik.

Gökten bir damla düştü, şip benim alnima, şip anamin alnina, şip benim alnima, şip anamin alnina...

Iki kel kör kirpinin yirtik kürkünü dişi kel kör kirpinin yirtik kürküne eklemişler.

Indim dereye sarul seke teke çepiç tek otlarlar. Dedim niçin sarul seke teke çepiç tek otlarsiniz? Dedi bizim sorumuz sopumuz torumuz topumuz sarul seke teke çepiç tek otlarlar.

Indim kuyu dibine, sildim, süpürdüm, silkindim, çiktim.

It iti itti, bit iti itti, it biti itti. Bit gitti, it gitti. Itti, bitti, gitti.

Kartal kalkar dal sarkar, dal sarkar kartal kalkar.

Kirk küp, kirkinin da kulpu kirik küp.

Kirk kanatlilardan Kirklarelili kirkayak kikirdayarak kirik kirak yerken kirik kanadina kirintilar döküldü.

Sizin damda var beş boz başli beş boz ördek, bizim damda var beş boz başli beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başli beş boz ördek; bizim damdaki beş boz başli beş boz ördege: "Siz de bizim gibi beş boz başli beş boz ördeksiniz." demiş.

Şemsipaşa Pasaji'nda sesi büzüşesiceler.

Şu duvari badanalamali mi badanalamamali mi?

Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kiş köşesi, ortada su şişesi.

Şu yogurdu sarimsaklasak da mi saklasak sarimsaklamasak da mi saklasak.

Tomarzali topal Şaban, yapar çatar satar saban.

Üç tunç tas has hoş hoşaf.

Üstü üç tasli taç sapli üç tunç tasi çaldiran mi çabuk çildirir, yoksa iç içe yüz ton saç kapli çani kaldiran mi çabuk çildirir.

İki kel kör kirpinin yırtık kürkünü dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.

İt iti itti, bit iti itti, it biti itti. Bit gitti, it gitti. İtti, bitti, gitti

Adem madene inmiş. Adem madende badem yemiş. Madem Adem madende badem yemiş niye bize getirmemiş?

Hakkı'nın Hakkı'da hakkı varmış. Hakkı Hakkı'dan hakkını almaya gitmiş. Hakkı Hakkı'nın hakkını vermeyince. Hakkı Hakkı'nın hakkından gelmiş.

Adam çok beyaz. Adam çok, bey az.
Ahmet ne yazık ki mumyalamış Ahmet ne yazık ki mum yalamış.
Akşamsa bunalıyorum. Akşam sabun alıyorum.
Ananas aldırmış. Anana saldırmış.
Anlatayım Anla tayım.
Anlat ayım.
Araba yağı çokmuş. Ara bayağı çokmuş.
Ay akşamdan ışıktır. Ay ak, şamdan ışıktır.
A, yak şamdanı, şıktır.
Ayak şamdanı şıktır.
Az aldı. Azaldı.
Birayı getirmiş yanında. Bir ayı getirmiş yanında.
Birayı öyle geçirmiş. Bir ayı öyle geçirmiş.
Eksik oy. Eksi koy.
Gelin gelince gelin. Gelin gel, ince gelin.
Ertan, yerinde beklemişti. Er, tanyerinde beklemişti.
Gökte durmayan karada da durmaz. Gökte durmayan kar adada durmaz.
Gözü kızarıyormuş. Gözü kız arıyormuş.
Gülen az. Gül'e naz.
Gül en az.
Güzel desen de değil ki. Güzel de sende değil ki.
Hasta neden ayrılmış? Hastaneden ayrılmış.
Hayalet! Hayal et.
Hay alet
Heykel! Hey kel.
Hoşça kal. Hoş çakal.
Hoş, çak al.
Oy atmış. O yatmış.
Ok almış. O kalmış
Senin aşkından yandım da yanacağım. Senin aşkından yandım, dayanacağım.
Soldurdu. Sol durdu.
Bakmasa da sakallı. Bak, masada sakallı.
Baltası var. Bal tası var. (anonim)
Binyüzyirmi beşe bölünür. Binyüz yirmibeşe bölünür.
Bin yüzyirmibeşe bölünür.
Biraderse ver. Birader sever.
Bira derse ver
Birol ayın yüzünü gördü. Bir olayın yüzünü gördü.
Bu Güngör desinler. Bugün Gördes inler.
Can eriyormuş. Can eri yormuş.
Caner'i yormuş.
Çaresizsiniz. Çare sizsiniz.
Deli kaçabilir. Delik açabilir.
Deli mi ne yahu? Deli Mine yahu!
Oyabilir. Oya bilir.
Ok atmış. O katmış.
O da var. O davar. (anonim)
Oda var
O bir inci. O birinci.
Küpe tekse ver. Küp etek sever.
Kekik ek. Keki kek.
Kayabilir. Kaya bilir.
Kar yola yağıyor. Karyola yağıyor.
Kart almışım Kartalmışım.
Kaç masa geliyor? Kaçmasa geliyor.
İnciri Melis'e ver. İnci rimeli sever.
O kaçabilir mi? O kaça, bilir mi?
Su satıyor. Susatıyor.
Tarihte neler oldu? Tarihten eler oldu.
Tekel likör fabrikası. Tek elli kör fabrikası.
Yağmur yağar saraylar ıslanır. Yağmur yağarsa raylar ıslanır.
Ya sağa girerse. Yasağa girerse
Yürü, yorum yapma lütfen. Yürüyorum, yapma lütfen.
Ziyan olmuş. Ziya n'olmuş?
Yaprağın üstünde bir tırtıl, yaprağı yiyor kıtır kıtır, yaprağı yeme pis hain tırtıl.

Adem madene gitmiş. Adem madende badem yemiş. Madem ki Adem madende badem yemiş, niye bize getirmemiş.

Al bu takatukaları takatukacıya takatukalattırmaya götür, eğer takatukaları takatukacı takatukalatmazsa takatukaları taktukacıya takatukalattırmadan getir.

Aliş’le Memiş mahkemeye gitmiş, mahkemede mahkemeleşmişler mi mahkemeleşmemişler mi?

Be birader buraya bak, başı bereli burma bıyıklı bastı bacak bayan berberiyle bizim Bedri bey birlikte bir pirinci birinci buluşta birbirine dizip Bursa pazarına indi.

Acaba sarımsaklasak da mı saklasak samanı
Sarımsaklamasak da mı gelir zamanı
Sarımsaklamasak da gelirse zamanı
Niye sarımsaklayalım o zaman samanı.

Bir tarlaya kemeken ekmişler.İki kürkü yırtık kel kör kirpi dadanmış.Biri kürkü yırtık erkek kel kör kirpi diğeri kürkü yırtık dişi kel kör kirpi. Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin kürkünü kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürküne;kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürkünüde kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin kürküne eklemişler.

Bir berber bir berbere "Bre berber, gel birader, biz beraber Berberistan'da bir berber dükkanı açalım." demiş.
Bir pirinci birinci buluşta bir inci gibi birbirine bağlayıp, Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Balıkesir pazarına parasız giden bu paytak budala, babası topal Badi'den biberli bir papara yedi.
Çatalca’da başı çıbanlı topal çoban, çatal sapan yapar satar.
Cüce çinici Celali Hoca gizlice marpuççular içindeki züccaciyecilere gidip içi Çince yazılı cicili bicili cam çubukları cepceğizine indirmiş.
Bu pikap, şu pikap, o pikap.

Değirmene girdi köpek, değirmenci vurdu kötek; hem kötek yedi köpek, hem kepek yedi köpek.
Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse,
dört deryadan dört dert, dört dergahtan dört dev çıkar.
El alem ala dana aldı aladanalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık.
Eller bazlamalandı da, biz bazlamalanamadık.
Gökten bir damla düştü, şıp benim alnıma, şıp anamın alnına, şıp benim alnıma, şıp anamın alnına...
İki kel kör kirpinin yırtık kürkünü dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne eklemişler.
İndim dereye sarul seke teke çepiç tek otlarlar. Dedim niçin sarul seke teke çepiç tek otlarsınız? Dedi bizim sorumuz sopumuz torumuz topumuz sarul seke teke çepiç tek otlarlar.
İndim kuyu dibine, sildim, süpürdüm, silkindim, çıktım.
İt iti itti, bit iti itti, it biti itti. Bit gitti, it gitti. İtti, bitti, gitti.
Kartal kalkar dal sarkar, dal sarkar kartal kalkar.
Kırk kanatlılardan Kırklarelili kırkayak kıkırdayarak kırık kırak yerken kırık kanadına kırıntılar döküldü.
Kırk küp, kırkının da kulpu kırık küp.
Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek; bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe: "Siz de bizim gibi beş boz başlı beş boz ördeksiniz." demiş.
Şemsipaşa Pasajı'nda sesi büzüşesiceler.

Şu duvarı badanalamalı mı badanalamamalı mı?

Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada su şişesi.

Şu yoğurdu sarımsaklasak da mı saklasak sarımsaklamasak da mı saklasak.

Tomarzalı topal Şaban, yapar çatar satar saban.

Üç tunç tas has hoş hoşaf.

Üstü üç taslı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır,
yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır.
Bu ekşi eski ekşi.

Bu çorbayı nanelemeli mi de yemeli, nanelememeli mi de yemeli?

TEKERLEMELER O PİTİ PİTİ                                                              İĞNE BATTI                                                                                 

O piti piti                                                                    İğne battı,

Çikolata sepeti                                                Canımı yaktı.

Terazi lastik                                                                Tombul kuş,

Jimnastik                                                                     Arabaya koş,

Biz size geldik                                                 Arabanın tekeri

Süslendik                                                                    İstanbul’un şekeri

Mamalar yedik                                                Hop hop hop

Güçlendik                                                                   Altın top

                                                                                  Bundan başka oyun yok

 ÇIT PIT                                                                    MERCAN                                                                                 

Çıt pıt,                                                                        O, o, mercan

Nereden geldin?                                                          Ne getirdi amcan?

Oradan çık.                                                                Tatlı patlıcan

Kız saçların kıvırcık,                                                    Can can can

Sana dedim sen çık.                                                   

 ANNEM – BABAM SU ÇEKER                           BİR CAM 

Annem – babam tulumbadan                                       Bir cam

Su çeker, su çeker.                                                     İki cam

Halka da boynumdan geçer                                         Üç cam

Halka da boynumdan geçer                                         Dört cam

                                                                                  Beş cam

                                                                                  Altı cam

BİR İKİ                                                                    Yedi cam

                                                                                  Sekiz cam

Bir iki üç,                                                                    Dokuz cam

Söylemesi çok güç.                                                     On cam

Sana verdim bir elma,                                                  Bir de benim amcam.

Adını koydum Fatma                                                  

Hop hop hop                                                             

Bir büyük altın top.                                                     

  ARMUT                                                                   YARAMAZ 

Armut dalda asılsın,                                                     Gördüm, gördüm, gördüm.

Öykü bugün nasılsın?                                                   Dur bağırma avaz avaz,

Yüz vermiyorsun bana,                                    Neyi gördün? a yaramaz

Yoksa sen dargın mısın?                                              Kırlar çiçek açtı, açtı

Armut dalda ballansın,                                     Kırlangıçlar uçtu uçtu,

Kolun boynuma dolansın.                                            Ah ne hoştu, ne hoştu

                                                                                  Kar eridi sular coştu

                                                                                  Oh ne hoştu, ne hoştu.

BEŞ DUYU                                                               TAHTAYA BAS           

Beş duyum var                                                Oooooo….

Beş de parmağım                                                        Bir şey duydum.

Duyuları sayalım                                                          Kulağıma koydum.

Göz, kulak, burun,                                                      Kulağıma koydum.

Dil, deri                                                                      Kulağımdan çıkardım,

Kardeşimin eli                                                 Altın tasa koydum.

Sayalım bir eldeki                                                        Altın tas, tahtaya bas

Parmakları                                                                  Tahta çürük çivi tutmaz

Bir, iki, üç, dört, beş                                                   Ayşe annesinin sözünden çıkmaz

İşte hepsi eşitlendi                                                      

                        N. ÖZATAĞAN

 NURİ                                                                        ALİ BABA 

Nuri attı iki taş,                                                Ali baba tin tin,

Bir cam kırdı bir de baş                                               Sakalına bindim.

Nerde kaldı terbiye?                                                   Çarşıya gittim.

Doğru söyle arkadaş.                                                  Elma aldım,

Yaramazı tutarlar,                                                        Elma kurtlu.

Merdivenden atarlar.                                                   Üzüme verdim,

Tıngır mıngır giderken,                                     Üzüm çöplü.

Arkasından bakarlar.                                                   Eve geldim,

                                                                                  Keşkek pişmiş,

MUSACIK                                                               Öküz ipe düşmüş.

 Babam yoğurt getirdi,                                                  İKİ GEMİ

Pisi burnunu bastırdı                                                   

Pisi seni tutarım                                                           İki gemi geliyor

Bıyığını yolarım                                                Biri A, biri B.

Minarenin kilidi,                                                          Ortasında Kemalpaşa

Kapıya gelen kim idi?                                      Gel gidelim Beşiktaş’a

Amcamın oğlu Musacık,                                              Beşiktaş’ta ne var?

Kolu budu kısacık.                                                      Sırma saçlı kız var.

Şimdi gelir görürsün,                                                    Ali bey hasta.

Güle güle ölürsün.                                                        Çorbası tasta

Et yer su içmez,

MAKAS                                                                    Hastalığı hiç geçmez

 

Makas, makas, makas,

Ali dayı, noktaya bas,

Trampetler çalınıyor,

Yüzbaşılar darılıyor,

Darılmayın yüzbaşılar,

Can yürekten ayrılmıyor.

    ASKERLER 

Sıra sıra fenerler,

İşte geldi askerler.

Merdivenden iniyor,

Bize para veriyor.

Yağ parası, mum parası,

Akşama kandil parası.

 

DOKTOR

 

Doktor gelir tık tık tık,

Elinde ibrik,

Biz bu ilaçtan bıktık,

Tıka tıka tık.

 KEMALPAŞA 

Çıktım yüksek dağlara

Baktım deniz yoluna

Üç gemi geliyor

Biri sarı

Biri kara

En ortada Kemalpaşa

 SAAT DOKUZU BEŞ GEÇE 

Saat dokuzu beş geçe,

Atam Dolmabahçe’de.

Gözlerini kapamış,

Bütün dünya ağlamış,

Doktor doktor kalksana,

Lambaları yaksana.

Atam elden gidiyor,

Çaresine baksana.

Uzun uzun kavaklar,

Dökülüyor yapraklar.

Ben Ata’ma doymadım,

Doysun kara topraklar.

 ELE PELEK

Ele pelek elden çıkan,

Sarı kızın sarısı.

Sarı koyunun derisi,

İndim gittim kulağına.

Kulağında bir arı,

Arı beni korkuttu.

Kulağını sarkıttı,

Alla gitsin, pulla gitsin,

Çek şunun birisini

SAÇLARI LÜLELİ 

Saçları lüleli,

Etekleri pileli.

Doktor sana ne dedi?

Üç yumurta ye dedi.

Yemedim içmedim,

Ah sancım, vah sancım,

Kurtar beni doktorcum.

 TEMİZLİK 

Ben küçücük bir kızım

Kırmızı yanaklarım,

Pırıl pırıl saçlarım,

İnce ince kaşlarım,

İnci gibi dişlerim,

Temiz temiz ellerim,

Işıl ışıl gözlerim,

Şirin şirin sözlerim

Yoksa ben temizmiyim?

                        Necla ÖZATAĞAN

 ÇOK KOŞUPTA TERLEME 

Çok koşupta terleme,

Soğuk sulardan içme.

Sonra hasta olursun,

Gider doktor bulursun.

Doktor gelir odana,

İğne yapar koluna.

Ay, ay diye bağırma,

Koşup anneni çağırma.

 DİŞLER 

Pırıl pırıl gülüşler,

İnci gibidir dişler.

Bunlar karışık işler,

Bu elmayı kim dişler?

Dişlerse öykü dişler,

İşte toz pembe düşler

                        Necla ÖZATAĞAN

       HASTAYIM 

Öhö öhö …

Ateşim var.

Yoksa beni kim tutar,

Beni bahçeye çağırma,

Doktorcuğum çok kızar

Azar azar ilaçları yazar

Hastalığım geçmezse,

İğneleri yapar

                        Necla ÖZATAĞAN

 HAPŞU 

Hapşuu…

Çok yaşa.

Sen de gör,

Ne oldu?

Üşüttüm.

Geçmiş olsun neden?

Terliğimi giymedim,

Kazağımı sevmedim,

Ilık suyu içmedim,

Bu huydan vazgeçmedim,

                        Necla ÖZATAĞAN

PEKMEZ 

Dolapta pekmez,

Yala yala bitmez,

On kilo sana,

Yirmi kilo bana.

Ayşe çik çik çik,

Fatma cık cık cık,

Sen bu oyundan çık.

 GÜNLER 

Pazar Pazar paz gelir,

Pazartesi tez gelir,

Salı sallanır gelir,

Çarşamba çullanır gelir,

Perşembe halim,

Cuma canım,

Cumartesi balım.

      ÜŞÜDÜM 

Üşüdüm üşüdüm,

A benim canım üşüdüm.

Kürkünü giy,, kürkünü giy,

A benim canım kürkünü giy.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0)

e - okul
Veli Bilgilendirme Sistemi